Makale Detayı

İngiltere gözlemleri

Son iki haftadır yıllardır yapma fırsatı bulamadığım bir etkinlik, balta bileme artık ne dersek diyelim, dil geliştirme adına İngiltere’nin Brighton kentindeyim. Şirin deniz kenarında Londra’ya yakın bir sahil kenti, şu anda dünyanın çok çeşitli ülkelerinden gençler burada tabi sadece gençler değil benim gibi kendini genç hissedenlerde, bu bulunduğum kısa sürede yaptığım gözlemleri sizlerle paylaşmak istedim. Anlatırken bazen yabancı hayranı gibi görünebilirim ama aslında böyle bir hayranlığım yok, sadece anlatımda bu imajı vererek akılda kalmasını sağlamaya çalışıyorum.  

Gözlemlerim:

  1. 1.       Pratik çözüm geliştirme becerileri zayıf: Havaalanında bir başka öğrenciyi yaklaşık bir saat bekledik ve bekleten kişinin, bu kişi ile ilgili maalesef elinde bir telefon numarası yoktu, sürekli gelip gelemeyeceğini bilemeyecek kişiler ile görüştü, en sonunda devreye girerek okulun yetkilisine cepten ulaşıp bilgi aldım. Bu arada okul yetkilisi bir Türk olduğundan iş hızlandı J
  2. 2.       Çok kuralcılar: Otobüslere binen yolculardan para alarak hizmet vermelerine rağmen, bir sabah param bozuk olmadığından otobüsten beni indirdi, önce Türk zekası ile direnç göstersem de (içeride bozdurma konusunda) kural kuraldı ve inmem gerekiyordu.
  3. 3.       Yeniliğe açık değiller, denenmişi takip ediyorlar: Bununla ilgili çok örnek olmasına rağmen en ilginci, çay konusundaki bilgileri her ne kadar içine sütte katsalar diğer Avrupalılara göre fazla olmasına rağmen, “ice-tea” hiç de yaygın değil Cola ve Gazoz dışında pek gazlı içecek kullanmıyorlar. Hatta o kadar ilginç ki evinde kaldığım ailenin bayanı hayatında ice-tea denememiş. !
  4. 4.       Meraksız ve araştırma eğiliminde değiller: Çevredeki birkaç dükkan, her gün kullanılan yol, zaman zaman gidilen cafe ya da restaurant dışında ne olup bitiyor, nereye gitmeliyiz? Gibi kaygılar taşımıyorlar. Alışılmış dışındaki hiçbir şey ilgilerini çekmiyor.
  5. 5.       Direnişlere ve hak aramalara saygılılar: Geldiğim hafta başından itibaren bir hafta boyunca çöp toplayanların grevi vardı. Her taraf devasa çöp yığınları haline gelmişti. Gördüğüm kadarıyla halk bunu saygı ile karşıladı, kızan, bağıran taşkınlık yapan bir farklı bir uygulama yoktu.
  6. 6.       Saygı ve kurallar birlikte yürüyor: Çok yeni yaşanmış bir olay, yollarda meşhur çift katlı otobüsler çalışıyor. Bazı yollar daraldığında yerdeki  işarette bisiklet ve otobüs yolu olduğunu gösterirken, bisikletli bir sürücü ahenkli ahenkli giderken, otobüs şoförü kızmadan ve korna çalmadan arkasından sakince takip etti. Bu sırada bisikletli istifini bozmadan gereken süratte kullanmaya devam etti, bu olayları izlerken azımdan çıkan cümle şuydu; “şaka gibi…”
  7. 7.       Çok içiyorlar fakat dertten değil:  Burada uzun zamandır yaşayan kişiler ile yaptığım konuşmadan çıkan ortak fikir; Burada yaşayanlar “çok içiyor, her gece ve sayılamayacak kadar çok” hemen aklımıza  “amma dertlilermiş ya!” demek gelmesine rağmen- öğrendiğim kadarıyla bunların arabesk kültürü yok-  “ne olacak bu memleketin hali?” muhabbeti hiç yapılmıyormuş.  Çünkü onların gelecek korkuları yok, herhalde “keyiften” içiyorlar.  Çünkü işsiz olduklarında bile devletin onlara bakacaklarını biliyorlar.

 

Benim şimdilik aktaracaklarım ve gözlemlerim bunlar, burada yaşanır mı diye sorarsanız bence “zor” bunun da sebebini gelecek ay konuşalım…

Bana her türlü konuda görüş ve önerilerinizi yazabilirsiniz. Maillerinizi bekliyor olacağım…

Unutmayın ki; Satış Kumar Değildir! Profesyonel Destek Gerekir