Makale Detayı

Satışta “meli-malı” Sendromu

Merhaba, havalar yavaş yavaş ısınmaya başlarken, tatil planları, gezi durumları gibi gelecekle ilgili düşünceler başlamıştır. Birçoğumuz bu planın içine kendimize bir yer bulurken bazılarımızda planın dışına çıkmak için çaba sarf ederiz. Genelde bu tip planlar yapılırken, kullandığımız cümlelerin sonuna  genelde  meli ve malı gibi bağlaçlar ekleriz. “Bunu yapmamız için kazancımız ….TL  kadar olmalı”, diye başlayan bir cümle doğal olarak bir durum için gelecekle ilgili bir istek ya da şartı  göstermektedir. Bir iş yapılacaktır ve onun yapılabilmesi için mutlaka x şart gerçekleşmelidir.

Nerden çıktı bu meli ve malı sendromu ? Çok sevdiğim bir girişimci arkadaşımla yaptığımız bir sohbet sırasında  son dönemlerde gerek iş gerekse özel hayatında “meli-malı” sendromuna tutulduğunu söyledi. Ne olduğunu sorduğumda da bunun kendisi için hastalık düzeyinde bir durum olduğunu belirtti. Hayatındaki herşeye meli-malı şeklinde baktığını söyledi. Verdiği örnek ilginçti; “Sabah tıraş olurken, yüzümde gördüğüm en küçük sivilce üzerine, önce biraz kitap karıştırır sonra bunun bir nevi kanser olacağını belirleyip, daha sonra bu konuda senaryolar oluşturuyorum. Hatta hemen doktora gidiyorum…” Kendisi de bunun aslında çok mantıklı olmadığını biliyor fakat önleyemediğini söylüyor. Bu meli-malı hastalığı sadece özel hayattaki gibi bir şey değil, bazen de iş hayatında da yaşanıyormuş, elindeki vadeli bir çekin henüz vadesi dolmadan, “acaba ödenmezse ne yapmalı?” düşüncesi sürekli içini kemiren bir durum alıyormuş…

Gelelim “meli-malı”nın satış hallerine, aslında anlattığımız konudan bahsederken bunun da bir SECRET yani SIR gibi bir yönü olduğunu unutmamak gerekir. Gerek kitabında gerekse filminde anlatılan şey; “ hayatın en büyük sırrının çözüldüğü ve bunun da çekim yasası olduğudur. İnsanlar düşünceleri ile iyiyi de kötüyü de kendilerine çekerler. Hayattan ne bekler ve ne isterlerse, hayatta eninde sonunda onu ona verir.”

Satışta SECRET dediğimizde, aslında “meli-malı” mantığı ile beynimizden geçirdiğimiz her şey zaman geliyor ve başımıza gelebiliyor. Bunu yaşadığımızda genelde etrafımızdakilere ya da kendi kendimize “aklıma gelen, başıma geldi” sözü ile durumu anlatmaya çalışırız.

Satış yaparken veya öncesinde aklımızdan geçen bazı cümleler; “Satış yapacağım kişi orada mutlaka olmalı!, Müşteri  istediğim fiyatı yüksek bulmamalı, görüşme kötü geçmemeli, vb.” bizi zora sokabilir…

Nasıl yapılmalı ki biz söylediklerimizle yanlış şeylere neden olmayalım?

  1. Öncelikle, tüm düşüncelerimizde olumlu düşünce yaklaşımında bulunup, olumsuz cümleler kurarak kafamızı meşgul etmemeliyiz.
  2. Olumsuz düşüncenin gelişebileceği ortamlardan uzak olmalıyız.
  3. Olumsuz fikir yayan ve düşünce oluşturan kişilerden de uzak olmak yararlı olacaktır.
  4. Kurduğumuz cümlelerde asla “meli-malı” ile bitecek ve şartlı oluşturacak cümleler kurarak yine olumsuz düşünceye götürecek yaklaşımlar taşımamalıyız.
  5. Kendimizde, etrafımızda, tanıdıklarımızda başta hastalık olabilecek her türlü konuda gördüğümüz bir yanlış ya da farklılığı kötüye yorarak büyütmemeliyiz.  
  6. Ayrıca bu konuyla ilgili okuduğumuz ya da duyduğumuz şeyleri uzman gibi yorumlamaya kalkmamalıyız.

Satışa giden ister personel olsun isterse patron/girişimci öncelikle olumlu bir düşünceye sahip olmalı. Bir işi alacağını, sattığı ürünün ya da hizmetin müşterinin işine yaradığına inanarak yaptığı görüşmede mutlaka daha başarılı olacaktır.

 Denemesi mutlaka bir bedel taşıyabilir J  

Unutmayın ki; Satış Kumar Değildir! Profesyonel Destek Gerekir