Makale Detayı

Siz hala iç pazarda mısınız?

Merhaba, geçtiğimiz ayın son haftasında daha önce gitmediğim şirin şehirlerimizden biri olan Erzincan’a gittim. Orada kurulmuş olan Erzincan Genç İşadamları Derneği (EGİAD)’nde güzel bir eğitim semineri yaptık. Katılımcıları şehrin girişimci firma sahipleriydi. Buraya kadar her şey çok doğal ve güzel görünüyor. Derneğin başkanı ve üyeleri ile yaptığımız yakın sohbetler beni çok şaşırttı.

Çünkü sayısını tam olarak bilmiyorum ama 6-8 civarı farklı sektörden kişiler bir araya gelerek taa Afrika’da yatırım yapmışlar.  EGİAD’ın Çiçeği Burnunda yeni başkanı Güner Ersoy, Seven Kevser Lokantası (Erzincan’ın em meşhur lokantası, gidenler mutlaka uğramıştır) ’nın Her şeyi Halit Seven Bey’de oraları çok güzel anlattı. Burada adını hatırlayamadığım dostları da unutmamak lazım. Belki bizim buralarda pek aklımıza gelmese de buldukları aracı partnerler ile bölgede şekerleme ağırlıklı bir Türk firmasının orada distribütörlüğünü yaparak ciddi bir dağıtım ağı oluşturmuşlar. Bununla da kalmamış ve bölgedeki en önemli ihtiyaçlardan biri olan hazır mutfak mobilyası imalatına girmişler. Bu işi yaparken de Erzincan’da daha önce mobilya işi ile uğraşan bir marangoz ve orada işe alınan birkaç kişi ile imalathane-atölye tarzı bir yer kurulmuş…

Önümüzdeki günlerde eleman takviyesi yapılarak iş büyütülmeye çalışılacak. Gidilen şehri vermiyorum. Uyanık bazı girişimci dostlar, araştırmadan sırf rekabet olsun diye “ben de yaparım!” düşüncesi ile oralara gidip, oranın halkına indirim, iskonto, vade gibi konularla tanıştırmasınlar. Belki de Afrikalı dostlar onlardan önce  tanışmışlardır. Aman bizden bilmesinler…

Sizi bilmem ama ben çok şaşırdım, çünkü bu tip işleri sanki sadece İstanbul, Ankara, İzmir vb. büyük şehirlerden birileri yapar gibi geliyordu. Ama girişimciliğin yeri yok. Tebrik ettim bu cesur davranışları için. Çok zorlandıklarını dile getirdiler. Yol ve iz bilmeden kalkıştıkları için ciddi sorunlar oluyormuş. Ama hepsini atlatmaya başlamışlar.

Ben oraya gittiğimde bir grup yatırımcı Afrika’dan yeni dönmüştü, anılar tazeydi. En çokta doğanın harika olduğunu ve Karadeniz’in bile o yeşillik karşısında kurak görüneceğini ballandıra ballandıra anlattılar. Bu kez gitme nedenleri arazi alımıyla ilgiliymiş, arazi alıp ya da kiralayıp, pirinç ekecekler, belki de bu kez oradan Türkiye’ye pirinç getirirler. Afrika’daki hükümet görevlilerinin arazi alımı için gezdiklerini duyduklarında yanlarına gelip, daha önceden hazırlanmış yetmişe yakın projeyi sunduklarını da söylediler. Acaba bizim hangi bölgemiz için böyle bir çırpıda yatırımcıya sunulmuş ön fiziibite raporlarımız vardır?

Tabii ki bu iş adamları haritaya bakıp kendilerine yer beğenmek gibi lüks bir risk almadılar. Yıllardır Afrika Türkiye arasında TUSCON Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu gibi üst kurumlar ile yapılan iş adamları buluşma ve köprüleri ile tanıştılar. Yine aynı bölgeler mi bilmiyorum ama Üniversite yıllarında okuduğumuz Uluslararası Pazarlama derslerinde yeni pazarlardan bahsedilirken, Afrika Pazarı’nın çok tehlikeli olduğu, akreditif bile açmanın yararlı olamayacağı sadece peşin para ile çalışılması gerektiği söyleniyordu. Görüyorsunuz ya nerden nereye geliniyor.

Bu yazı biraz farklı oldu. Haber niteliği var fakat öğretici bilgi yok. Yazıda “Nasıl ihracatçı olunur?” Ya da “Yurtdışında Pazar Bulmanın Yolları” gibi öğretici bilgiler yok. Çünkü insan isterse ve yapmayı kafaya koyarsa tüm sorularının cevabını bulur. Bugün rolüm haber vermekti. Bilgi gerekirse başka bir yazıda gelecektir. Ama eminim meraklıları benden önce bilgiye ulaşacaktır.

Unutmayın ki; Satış Kumar Değildir! Profesyonel Destek Gerekir